MY - Kitap

12 Ekim 2007 Cuma

Eski Bayramlar...

Ramazan BayramıMerhaba,

Mübarek Ramazan Bayramı'nın İslam Alemi'ne ve tüm insanlığa mutluluk ve huzur getirmesini dilerim.

En yakın arkadaşım ve gerçek dostum Nejat Demirel'den gelen bir bayram mesajını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Çok eskidendi belki el öpmeler, kenarı dantelli mendiller içinde şekerler, avuca zor sığan kocaman 2,5 liralık bayram harçlıkları...

Postacının getirdiği, uzaktaki dostların bayramı kutlayan bayram kartlari...

Aniden yok oldular, yittiler eskilerde bir yerlerde.

Yıllarca sadece seyahate gidenler tesadüfen karşılaştılarsa kutladılar birbirlerinin bayramlarını.

Artık bayramlar sadece birer "fırsat" oldu, yorgun bedenlerin dinlenmesi için...

Ve birgün sanal alemle tanıştık ve yeniden hatırladık bayramlaşmanın keyfini...

Kenarı dantelli mendiller, parlak kağıda sarılı şekerler, madeni 2,5 liralık bayram harçlıkları yoktu belki ama bir küçük haber vardı dostlardan; uzun süredir karşılaşmadığın, hala aynı adreste olup olmadığını bilmediğin...

Sanal da olsa hatırlandığını, unutulmadığını öğrendiğin...

...Ve eski, tek yaprak bayram kartlarında yazıldığı gibi:

Bayramınız Kutlu Olsun...


Devamını Oku >>

04 Ekim 2007 Perşembe

Teknoloji ve Biz

Merhaba,

Teknoloji; elektronik, bilgisayar ve internet vasıtasıyla hayatımıza bir girdi pir girdi. Aslında hayatımıza girdi doğru cümle değil, hayatımız elektronik, bilgisayar ve internet oldu daha doğru bir tanımlama bence. Reklamlarda bile “bilgisayarın, hayatındır” demiyorlar mı?

Hatırlıyorum, bir zamanlar mail adresi olmayanı işe almadıklarına dair bir hikaye dolaşıyordu ortalıkta. Şimdilerde ise web sitesi veya blogu olmayana kız bile vermiyorlar. Allah'a şükür ki ben erken evlendim, böyle bir derdim yok. Ama sizde üzülmeyin, çünkü çaresi var. Ücretsiz web sitesi ve blog servisleri sayesinde, birkaç dakika içinde web sitesi veya blog sahibi olabiliyorsunuz.

İşimiz gücümüz elektronik, bilgisayar ve internet olunca ister istemez bilgisayarlarda hayatımızın en önemli şahsiyetlerinden biri oluverdi. Eskiden odalara bile zor sığan 30 tonluk bilgisayarlar küçüle küçüle ceplerimize kadar girdi. Artık her yere onunla gider olduk.

1999'da zamanının en canavar makinası olarak aldığım, emektar PIII-550 makinamı artık değiştirmeye karar verdim. Aslında ben kendisinden memnundum ama ilkokul dördüncü sınıftaki oğlumun hesap makinası bile kendisine hız ve işlem gücü olarak fark atar hale gelince fikrim değişti.

Türk Telekom sayesinde kavuştuğumuz, ücretlendirme konusunda benzersiz, kotalama konusunda sınırsız ve artık bir de Turbo olan ADSL bağlantısı sayesinde, evde ve işte herşeyi internetten halleder duruma geldik. Akıllı evlerimizi internetten kumanda edebiliyor yine çocuk bakıcısının o anda ne yaptığını internetten görebiliyoruz.

Peki, teknolojideki bu kadar büyük değişim ve gelişmelerin, günlük hayatımızdaki ve kişiliklerimiz üzerindeki etkileri nasıl oldu dersiniz?

Çocuklarımız arasında yeni bir hastalık büyük bir hızla yayılmaya başladı "İnternet bağımlılığı". Gazete ve TV'lerde birçok anne babanın, çocuklarını tedavi ettirebilmek için kliniklere götürdüklerine şahit oluyoruz. Madde bağımlılığı, alkol ve sigara derken şimdi de bu problemle uğraşır hale geldik.

Yaşanan bu teknolojik gelişim, kendine özgü bir dil ve gramerde oluşturdu. Sesli harflerin kullanılmaması önce cep telefonları ile başladı. MSN ve diğer sohbet programları ile doruğa ulaştı. Oğlumla MSN'de yaptığımız sohbetler, neredeyse Da Vinci’nin şifresini çözme ve anlama yarışmasına dönüyor. Bu arada yalnızca sessiz harflerle oluşturulan yeni kelimelerin arasına yerleştirilebilecek bazı sesli harfler kelimelere bir çok değişik anlam da yükleyebiliyor. Yine Türkçe'ye özgü bazı karakterlerin bilgisayar ve cep telefonu dünyasında rağbet görmemesi yüzünden, bunların yerine çengelsiz ve noktasız olanlarının kullanılmasıda, yazılışları ayrı fakat anlamları aynı bir çok kelimeyi dilimize kattı ve zenginleştirdi.

Elektronik, bilgisayar ve internet teknolojilerinde yaşanan gelişmeler aslında çok sevindirici. Sağladığı kolaylıkları ve faydaları kesinlikle inkar edemeyiz. Ama artık bir süre nefes alıp bizden götürdüklerine de bakmamız gerekmez mi?

Sonra filmlerde gördüğümüz, evrim geçirmiş akıllı makinalara tutsak hale geldiğimizde ya da birinin yanlışlıkla bastığı bir enter tuşu yüzünden dünyamızın altını üstüne getirdiğimizde gerçekten geç ama çok geç kalmış olabiliriz.


Devamını Oku >>

03 Ekim 2007 Çarşamba

Olasılıksız - Adam Fawer (Yorum)

Olasılıksız - Adam Fawer(.) Künye
Kategori: A.P.R.I.L yayıncılık - Roman
Çeviren: Şirin Yener
Yayın Yılı: 2006
ISBN: 9756006056
Dili: Türkçe
Sayfa: 475 sayfa
Diğer: İthal Kağıt, 13.5x21cm, Karton Kapak

(.) Uyarı
Kitabı henüz okumadıysanız veya ileride okumayı düşünüyorsanız ve eleştirilerden etkilenen bir beğeniye sahipseniz, aşağıda yazanlar fikrinizi olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Sorumluluk size aittir.

(.) Yorum
"Kötü taklit aslını yüceltir" diyenler çok doğru söylemişler. En sevdiğim yazar Stephen King'e olan hayranlığım böyle romanları okudukça daha çok artıyor.

Stephen King, asla roman yazılamaz denilebilecek bir konudan, gerek anlatım tarzı, gerek müthiş tasvir yeteneği ve inanılmaz kurgusu ile bir best seller çıkarabiliyorken, Adam Fawer (hayranları alınmasın lütfen) müthiş bir konuyu, berbat bir kurgu ve kurgudan da berbat bir sonla açıkcası harcamış.

Kitapta, herkes tarafından net bir şekilde bilinmeyen kuantum fiziği, roman tarzı ile okuyucuya anlatılmaya çalışılmış. Olasılıksız sayesinde bu konuda yeni bir şeyler öğrendiğimi itiraf etmeliyim.

Girişte tanıtılan kahramanların ve olayların, gelişme bölümünde iç içe girmesi uzun sürdüğünden kitabın ilk bölümlerini okumak bana biraz sıkıcı geldi. Daha sonra temponun arttığı bir iki bölüm gerçekten sürükleyiciydi. Ama final bölümü bence bütünlemeye kaldı.

Piyasada söz sahibi eleştirmenlerin, gazete veya dergilerin, büyük bir şaheser, aksiyon-bilim-felsefe tarzında bir mihenk taşı, bu kitabı okuyunca hayatınız değişecek gibi cafcaflı laflarına aldanmazsanız güzel bir boş zamanlarda okunacak kitap diyebiliriz. Ama zamanınızdan çalarak, sırf bu kitabı okumak için vakit ayırmaya değecek tarzda bir kitap olduğunu düşünmüyorum.

Ne demişler; "zevkler ve renkler tartışılmaz". Bu da benim kişisel yorumum.

Acaba siz bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz? Paylaşırsanız gerçekten mutlu olurum...

Hepinize bol kitaplı günler dilerim...


Devamını Oku >>

25 Eylül 2007 Salı

Her Şey Seninle Başlar - Mümin Sekman (Yorum)

Her Şey Seninle Başlar(.) Künye
Kategori: Alfa Yayınları / Kişisel Gelişim
Yayın Yılı: 2005
ISBN: 9752976999
Dili: Türkçe
Sayfa: 160 sayfa
Diğer: 13,5x19,5cm, Karton Kapak

(.) Uyarı
Kitabı henüz okumadıysanız veya ileride okumayı düşünüyorsanız ve eleştirilerden etkilenen bir beğeniye sahipseniz, aşağıda yazanlar fikrinizi olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Sorumluluk size aittir.

(.) Yorum
2006 yazında, iki oğlumun sünnetini yapmaya hazırlanırken beklenmedik bir şekilde işimden istifa ederek ayrılmak zorunda kaldım. Bu benim ve çevremdeki hiç kimsenin beklemediği bir gelişmeydi.

Türkiye şartlarında, bir işten istifa ederek ayrıldıktan sonra daha iyi bir iş bulabilme imkanınız (eğer işinizi daha önceden ayarlamadıysanız) gerçekten çok zordur. Hatta bırakın daha iyi şartlarda bir işi yaşadığınız / alıştığınız sosyal hayatı aynen devam ettirebileceğiniz bir işi bulmak bile çok zordur.

İşte tam böyle bir zamanda bu kitap elime geçti. Sayfaları çevirdikçe kitabın tamamen benim için yazıldığını düşünmeye başladım. Bitirdikten sonra bana düşündürdüklerini ve kafamda oluşan yeni oluşumları burada anlatabilmem mümkün değil. Mümin Sekman'ı gerçekten tebrik etmek istiyorum. Kendisiyle tanışabilmeyi ve hatta çalışabilmeyi gerçekten çok isterim. Bir kaç sefer seminerlerine katılmak istedim ancak iş programımla uyuşmadığı için yapamadım.

Mutlaka okumanızı, hatta sevdiğiniz insanlara bir tane hediye etmenizi ısrarla tavsiye ediyorum.

(.) Hakkında
Kitabın sloganı: Çaresizsen, çare sensin!

Kitap sosyal başarı türünde best seller formatına göre yazılmıştır.

Çaresizlik öğrenilmiştir.
Başarılı olmak da öğrenilebilir.

Sende sandığından fazlası var!
Gelebileceğin en iyi yerde değilsin.

Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır.
Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur.

Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren!

Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık.
Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var.

Her şey seninle başlar!
Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın.

Hayatta ya tozu dumana katarsın,
Ya da tozu dumanı yutarsın.
Seçim senin!


Devamını Oku >>

11 Eylül 2007 Salı

Olasılıksız - Adam Fawer

OlasılıksızBitirmek İçin Yarını, Başkasına Anlatmak İçin Bitirmeyi Beklemeyeceksiniz.

Olasılıksız demek yetersiz kalacaktır. İnsanı adeta büyüsü altına alan bu hikayede Adam Fewer, bilim, felsefe, entrika ve maceradan ortaya bir başyapıt çıkarmış.'
Clive Cussler

'İlk cümleden itibaren bağlanıp kaldım; sayfaları, floş royal tutturmaya çalışan bir kumarbazın kartlarını açtığı gibi çevirdim. Olasılıksız, insanı düşündüren matematik teorilerini ve maceranın albenisini dahice birleştiren, okura Michael Chrichton ce Robert Ludlum'u hatırlatan bir kitap. Gerçekten kaçırılmaması gereken bir zevk. '
Ben Mezrich, 'Mekanı Batırmak' ve 'Çirkin Amerikalılar'ın yazarı

'...hikayenin sonunda, bir yandan şizofreninin gerçek nedenlerini düşünürken, bir yandan da tek bir hareketin bir insanın hayatını ne kadar değiştirebileceğine şaşırıyor olacaksınız. 'OlasılıkSız', beğeneceğinize gözümüz kapalı iddiaya girebileceğimiz bir kitap.'
People

Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?

Siz hiç Loto'da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?

Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?

Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz?

Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, 'OlasılıkSız' tam size göre bir roman...

Çeviren: Şirin Yener
Yayın Yılı: 2006
ISBN: 9756006056
Dili: Türkçe
İthal Kağıt
475 sayfa
13,5x21 cm
Karton Kapak


Devamını Oku >>